Egzersiz performansı sadece antrenman programına değil, beslenmenize de bağlıdır. Doğru zamanda doğru besinleri tüketmek, hem performansınızı artırır hem de toparlanmanızı hızlandırır.
Antrenman Öncesi: Enerji ve Odaklanma Spor öncesi beslenmenin temel amacı, vücuda yüksek performans için ihtiyaç duyduğu kesintisiz yakıtı sağlamak ve odağı artırmaktır. Bu dönemde başrolü üstlenen karbonhidratlar, spora olan zamanınıza göre seçilmelidir; antrenmana birkaç saat varsa yulaf veya esmer pirinç gibi kompleks kaynaklar, son düzlüğe girildiyse muz veya hurma gibi hızlı enerji veren meyveler tercih edilmelidir. Kas yıkımını önlemek adına bu öğüne tavuk göğsü veya yumurta gibi hafif bir protein kaynağı eşlik edebilirken, sindirimi zorlaştıracak yağlı ve aşırı lifli gıdalardan uzak durulmalıdır. Performansı katlamak için harika birer destekçi olan içecek kanadında ise spordan yarım saat önce içilecek bir sade kahve veya yeşil çay odağı ve dayanıklılığı artırırken, pancar suyu kaslara giden oksijen akışını destekler.
Antrenman Sonrası: Onarım ve Yenilenme Egzersiz bittiğinde vücut bir yıkım evresinden çıkar, bu yüzden spor sonrası beslenmenin felsefesi hasar gören kasları tamir etmek ve boşalan enerji depolarını hızla doldurmaktır. Kas inşasının temel taşı olan kaliteli proteinler (kırmızı et, tavuk, somon, yumurta veya lor peyniri) antrenmandan sonraki ilk bir saat içinde tabağın merkezinde yer almalıdır. Bu proteinlerin kaslara taşınmasını hızlandırmak ve harcanan enerjiyi yerine koymak için yanlarına pirinç, patates veya makarna gibi karbonhidratlar eklenmelidir. Katı öğün tüketemediğiniz durumlarda suyla karıştırılmış bir protein tozu (whey) kas onarımını başlatmanın en pratik yoluyken; kefir veya ayran hem sıvı hem de elektrolit dengesini kurar, sade bir maden suyu ise kaybedilen mineralleri geri kazandırarak kas kramplarının önüne geçer.